the balm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
the balm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Şubat 2015 Pazartesi

The Balm Mai Billsbepaid Nude (Çıplak) Ruj



Günaydın! 2 hafta önce caddede dolanırken yağmur bastırınca Gratis'e sığınmış, tabi ki elim boş çıkmamıştım. O gün yaptığım alışveriş gerçekten çok içime sinmişti. Hatta ilk parçası olan kapatıcıyı çoktan şuradaki yazımda inceledim. Şimdi dönüyorum yeni favori nude (çıplak) rujuma.

Nude rujların, koyu göz makyajlarını kusursuzca tamamlayıp yoğun göz - çıplak dudak balansını sağladığını hepimiz biliyoruz. Bugüne kadar bir çok nude ruj denediğimi de. Hatta çoğunu şuradaki yazımda görebilirsiniz. (Bu yazıda olmayan ama çekmeceme girip çıkmışlığı bulunan rujlardan bazıları ise; MAC Honeylove, Viva Glam, Creme De Nude, Blankety, Patisserie…) Tabi bu kalabalık koleksiyon geçmişte kaldı. An itibariyle 3-4 rujum var ve The Balm Mai Billsbepaid de bunlardan biri ve hatta aralarındaki tek nude ruj.




The Balm'ın allıkları ve far paletleri öyle popüler ki, rujları konuşmaya sıra gelmiyor sanırım. Mesela böyle bir ruj nasıl bu kadar geri planda kalır? Ya da bir tek ben mi bunca sene görmezden gelip yeni keşfettim? 

Makyaj yapan her kadının çekmecesinde bulunması gereken renklerden biri olduğunu düşündüğüm Mai Billsbepaid, tek kat uygulandığında pek renk vermiyor, yalnızca lip balm etkisi yaratıyor. İkinci ve üçüncü katta o güzel rengini görmeye başlıyorsunuz. Paketini açtığınız an mentol kokusunu alıyorsunuz. Naneli sakız gibi kokuyor. Bu kokuyla o ıslak bitişi birleşince de dudaklarınızın ferahladığını hissediyorsunuz.


Sol tarafta 2 kat, sağ tarafta 3 kat uygulanmış halini görüyorsunuz.


Dediğim gibi, ıslak bir bitişi var. Bu sebepten aşırı kalıcı değil. Çizgilere çok az da olsa doluyor bende. Alta bir dudak kalemi uygularak bunu bir nebze önleyebilirsiniz. Ben Essence'in In The Nude dudak kalemiyle çok yakıştırdım bu ruju.

Hem çizgilere dolmasını, hem de ıslak bitişini, üzerinden transparan bir pudra geçerek değiştirebilirsiniz. Bu şekilde hem ruj matlaşmış olur, hem de birkaç saat daha kalıcı olur.






Tam rengi görebilmeniz açısından iki farklı ışıkta fotoğrafladım bendeki duruşunu. Tam da göründüğü gibi; kahve ağırlıklı pembemsi bir nude. Ben biraz MAC Blankety ve Patisserie'nin karışımına benzetiyorum.

Satın aldığım gün eve gelip sürdüm ve annemi arayıp kendine de bir tane almasını söyledim. Yanındaki arkadaşı Sevgi Abla da çok beğendiği için almış. Yine aynı gün blogger arkadaşlarım Anıl ve Gözde'ye de aldırdım. Hepimiz severek kullanıyoruz ve dediğim gibi; göz makyajı yapan herkesin kurtarıcısı olabilecek bir ruj. 

İndirimli fiyatı 17 Lira olan bu ruja mutlaka bakın derim. Özellikle beyaz ve buğday tene çok yakışacağını düşünüyorum. Sevgiler. <3



18 Ocak 2015 Pazar

Mary-Lou Manizer'ı Kullanmayı Öğrenmek || Aydınlatıcılar



Yeni haftanın ilk gününden günaydın! Bilmem okudunuz mu ama şuradaki yazımda aydınlatıcılara yeniden ısındığımı belirtmiştim. İnsanın zevkleri, fikirleri ve alışkanlıkları nasıl da değişebiliyor, hayret. Bundan birkaç sene önce alıp da epey sarı, hatta yeşilimtırak bulduğum Mary Lou Manizer'ı şu sıralar aşkla, şevkle kullanıyorum. Bunu da geçtiğimiz hafta Instagram paylaşımlarımda sıkça dile getirince, birkaç okuyucum bu aydınlatıcıyı nasıl kullandığımı detaylıca yazmamı istedi. Ben de aldım çayımı elime, yazıyorum.




Öncelikle aydınlatıcı anlayışımın; ıslak duruşlu, içerdiği simle beni Güneş altındaki Edward'a (bkz: Twilight/Alacakaranlık 1. film) çevirmeyecek ve gün boyu kalıcı olup, yüzümü daha sağlıklı ve ışıl ışıl gösterecek ürünlerden ibaret olduğunu belirterek başlayayım. Mary Lou, ilk bakışta oldukça simli ve altın gibi görünse de, doğru fırçayla, doğru bölgeye uygulandığında gerçekten bu kadar övgüyü hakettiğini görüyorsunuz.

Detaya inmeden önce, makyaj konusunda profesyonel olmadığımın tekrar altını çizmek isterim. Zaman zaman rujumu bile düzgün süremiyor, çoğu zaman eyeliner çekemiyorum. Burada sadece, keyif aldığım şeyleri, deneyimlediğim ürünleri bilgim dahilinde paylaşıyorum. Bu yazıda da amacım ahkam kesmek ya da bir şeyler öğretmek değil. Sadece sorulan soruları yanıtlarken kendi yöntemimi göstermek isterim. Buyrun yazının devamına. :)




Aydınlatıcılar, yüzümüzün ön plana çıkarmak istediğimiz bölgelerine uyguladığımız, sedefli ya da simli, ışığı yansıtan likit, krem yahut pudra formüllü ürünlerdir. Aydınlatıcının uygulandığı bölge hem gözle görülür bir biçimde, hem de fotoğraflarda epey ön plana çıkar. Dolayısıyla bence, aydınlatıcı uygularken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, ürünü ön plana çıkmasını istemediğimiz hiçbir yere uygulamamaktır. Mesela çenenizde bir sivilce var. Işıltılı pudranızı o kısma değdirmeyin çünkü bu, o sivilceyi daha da belirginleştirir. Ya da yüzünüzde çok gözenekli veya kuruluktan çizgi çizgi olan bir bölge var. Aynı şekilde bu bölgeye de uygulamaktan kaçının.

Benim aydınlatıcıyı uyguladığım bölgeler; elmacık kemiklerimin tepeleri, burnumun ucu, üst dudağımın tepesi. Elmacık kemiklerimizin üstü zaten aydınlatıcı pudraları uygulamamız gereken ilk kısım, bunu hepimiz biliyoruz. Benim, ürünü burnumun uç kısmına uygulamamın sebebi ise; burnumun kemik kısmının belirgin olması. Ben o kemiği arka plana atıp, burnumu daha kalkık göstermek ve dikkati uç kısma çekmek için burnumun en sivri kısmına uygulamayı tercih ediyorum. Dudak üstüme uygulamamın sebebi ise, aydınlatıcı sonrasında dudaklarımı dıştan çerçeveleyip kalın göstermek için uygulayacağım dudak kalemini biraz daha vurgulamak, ilüzyonla desteklemek.




Peki bu aydınlatıcıyı bunca zaman niye sevemedim? E çünkü yanlış fırçalarla uyguladım. Yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz fırçaları (kirli siyah süngeri görmezden gelin, kendisi konumuza dahil değil) göz çevremdeki kapatıcıyı sabitlemek ve elmacık kemiklerime aydınlatıcı uygulamak için kullanıyorum. Zaten üretilme amaçları da bu, ancak bu denli tok, bol tüylü fırçalar, elinizdeki aydınlatıcıyı oldukça yoğun bir biçimde uygulamanıza sebep oluyor. Bense, zaten yeterince ışıltılı olan Mary-Lou'yu uzunca bir süre bu fırçalarla elmacık kemiklerime Becel gibi sürdüğüm için, kendisini olduğundan daha simli ve daha sarı buldum hep.

Bence aydınlatıcı uygulayacağımız fırçayı seçerken dikkat etmemiz gereken nokta, yüzümüzün proporsiyonu ve ne kadarını aydınlatmak istediğimiz. Yukarıdaki gibi yüz fırçaları kullandığımızda yüzümüzün daha geniş bir kısmını aydınlatmış oluyoruz. Bu sebepten simler ya da ışıltılar, asıl aydınlatmak istediğimiz ince hattan dışarı taşıyor ve disko topuna dönüyoruz. Hem aydınlatıcıyı daha belirgin kılmak, hem de uygulama esnasında kontrol sağlamak için doğru fırçayı bulduğumu düşünüyorum.




Sağ taraftaki fırçadan, Bobbi Brown Eye Blender'dan bahsediyorum. Bir far karıştırma fırçasına göre fazla büyük ve yumuşak bulduğum için kendisiyle aydınlatıcı uyguluyorum. Mary Lou'yu tam da istediğim gibi, dar bir bölgeye, kontrollü bir şekilde uygulayıp dağıtıyorum. Tabi ki illa bu fırçayı kullanmak zorunda değilsiniz. Uygun fiyatlı bir çok versiyonunu piyasada bulabilirsiniz. Sık, uzun ve yumuşak tüylü olan herhangi bir far karıştırma fırçasını bu ürüne muadil gösterebiliriz.

Soldaki fırça ise, nereden aldığımı bir türlü hatırlayamadığım bir Fan Brush (yelpaze fırça). Yelpaze fırçalar, pudra, allık, kontür ve aydınlatıcıları belli belirsiz uygulamak için kullanılıyor. Yukarıda bahsettiğim tarzda bir far fırçası kullanmak istemezseniz, yelpaze fırçalara bir şans verebilirsiniz. Eco Tools ve MAC'in yelpaze fırçaları mevcut.




Gördüğünüz gibi Mary Lou aslında hiç korkutucu değil. Beyaz tende bile. Sadece daha kontrollü uygulama gerektiriyor. Yukarıda bahsettiğim iki fırçayı da, yoğun ışıltılı aydınlatıcılar için rahatlıkla kullanabilirsiniz.




MAC Lightscapade'in yanında Mary Lou Manizer ne kadar sarı ve pigmentli duruyor, değil mi? Ancak dediğim gibi, doğru uygulandığında gerçekten de harika bir aydınlatıcı olduğunu anlıyorsunuz.




Bu fotoğrafı paylaşmamın amacı da, 5 megapiksellik bir telefon kamerasında bile, aydınlatıcının nasıl belirgin göründüğünü göstermek. Filtre yok, ışık biraz sarı. Mary Lou'yu ne zaman kullansam etrafımdakilerin 'bugün ışıl ışılsın, ne sürdün?' diye sorması çok hoşuma gidiyor. Doğru uygulamayı da öğrendiğimi düşünüyorum. 

Son olarak dilek listemden Bobbi Brown Shimmer Brick - Beige'i çıkarttığımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Bobbi Brown'a gittim, yüzüme uygulattırdım ve Mary Lou'dan çok daha altın olduğunu gördüm. Shimmer Brick Beige'in buğday tenlilere daha uygun olacağını düşünüyorum. Mary Lou şu sıralar göz bebeğim. Şimdilik aydınlatıcı arayışıma mola verdim diyebilirim. 

Mary Lou - Manizer ve diğer The Balm ürünlerini Gratis'lerden alabileceğinizi zaten biliyorsunuzdur. İşte böyle. Mutlu bir hafta olsun. <3



17 Aralık 2014 Çarşamba

Ben Bu 3'lüyü Çok Sevdim!



Günaydın! Bugün sizlerle, şu sıralar pek bir sevdiğim 3 yanak ürününü paylaşacağım. Bu ürünler sırasıyla; Bourjois Delice De Poudre Çikolata Bronzer, NARS Dolce Vita allık ve The Balm Mary Loumanizer aydınlatıcı.




Bourjois markasının fondotenlerini çok seven biri olarak, markanın ülkemizden çekilmesine çok üzülmüştüm. Ağustos sonu Kıbrıs dönüşü, havaalanında Bourjois standını gördüğümde ise mutluluktan havalara uçmuştum. Ercan Havaalanı'ndan bu çikolata şeklindeki bronzerı kapmıştım. Son birkaç gündür kullanıyorum ve asla çamur gibi durmayan, kullandığım diğer bronzerlara göre pigmentasyonu epey düşük olan bu pudrayı, MAC 168 numaralı fırçamla uygulamayı çok seviyorum. Hem yüzüme biraz renk, hem de şekil katıyorum. Bronzer mis gibi kokuyor. (Ne yazık ki çikolata kokusu değil ama hoş bir koku.)

Sıra geliyor allığa. Son zamanların favorisi NARS Dolce Vita'yı, geçen yılbaşında İngiltere'den çok zarif bir paket gönderen takipçim Cansu'nun hediyesi Elite Cosmetics allık fırçamla uyguluyorum. Bu fırçaya bayılıyorum, yumuşacık. Dolce Vita'nın detaylı yazısı ise burada.

Son olarak da The Balm Mary Loumanizer aydınlatıcıyı MAC 224 numaralı fırçamla elmacık kemiklerimin üzerine uygulayarak ten makyajımı tamamlıyorum. Bu aydınlatıcıyı daha önce satın almış, fazla sarı bulup satmıştım. Geçenlerde bir şans daha vermek istedim ama ben satın almadan, arkadaşım İnci kendisininkini kullanmadığını söyleyip bana hediye etti. Şimdilerde gözüme daha bir hoş geliyor. Diğer aydınlatıcılarıma göre biraz daha simli ama özel günler için çok hoş bir seçenek olduğunu düşünüyorum.




 Sizin son zamanlarda sevdiğiniz favori yanak kombinlerinizi merak ediyorum. Sevgiler!






28 Eylül 2013 Cumartesi

The Balm Instain - HOUNDSTOOTH || Allık İncelemesi



Günaydın! Günün yazısı, aylar önce moralim bozuk diye canım babam tarafından hediye edilen The Balm Houndstooth allık üzerine olacak. Babam iş çıkışı Buyaka Gratis'e girip eline ilk gelen allığı almış, iyi ki de almış. Aylardır severek kullanıyorum!

Good morning! Today's post will be on the new instain blush by TheBalm; Houndstooth.




The Balm allıklar zaten pigmentliydi, yeni allıkları çok daha pigmentli. Tavsiyem büyük fırçalarla hafifçe uygulamanız. Houndstooth'un rengine gelince; içinde mor yansıması da olan, mat bir gül kurusu rengi.

The Balm blushers were already pigmented and with their new formula, they're even better! Use a big, fluffy brush to apply it or you'll end up looking like a clown. Back to Houndstooth; the color is a beautiful matte rose color, with a hint of plum.








Sizin favori The Balm allıklarınız hangileri?

What are your favorite The Balm blushers? x


Instagram: gorkemkarman
Twitter: urfacemycanvas8
Gmail: yourfaceismycanvas8@gmail.com





31 Temmuz 2013 Çarşamba

The Balm - Powder To The People || Pudra Fırçası

SCROLL DOWN FOR ENGLISH!


Günaydın! Gratis ekibi doğum günümde beni çok mutlu ederek şeker mi şeker bir paket gönderdi. Paketteki fırça, hep gözüme ilişen ama fırsat bulup alamadığım bir fırça olan Powder To The People pudra fırçasıydı. The Balm'ın ürünlerine verdiği sevimli isimler ve ambalajlarının sempatikliği beni benden alıyor zaten. Gelelim fırçaya.

Good morning! I received a cute package from my favorite Turkish drugstore; Gratis, on my birthday! I'd like to review one of my presents; The Balm Powder To The People powder brush! 




Oldukça sık tüylü ve yoğun bir fırça. Pudra, alık ve bronzer için çok kullanışlı. MAC 129'un daha tok hali gibi. En önemlisi, elime geçtiğinden beri 2 kez yıkadığım halde hiç bir şekilde tüy dökmedi. Çok iş gören ve uygun fiyatlı bir fırça arıyorsanız, daha tatlısını ve iyisini bulamazsınız. Siz The Balm'ın fırçalarını denediniz mi?

The brush is very dense and great for applying powder, blush and bronzer. It's kind of a thicker version of MAC 129. I've washed it twice and it didn't shed at all. Have you ever tried The Balm brushes?


* Gratis'e tekrar teşekkürler! :)


Instagram: gorkemkarman
Twitter: urfacemycanvas8
Gmail: yourfaceismycanvas8@gmail.com



18 Haziran 2013 Salı

The Balm - Hot MAMA



Günaydın! Bugün sizlere yüzüme yakışan tek şeftali allığı tanıtacağım. Biliyorum ki her blogda yazısı var ama bir de benim gözümden görün istedim. Karşınızda The Balm Hot Mama Allık. Gratis'in hangi indirimiydi hatırlamıyorum ama 1-2 ay önce 13TL gibi uygun bir fiyata almıştım. 

Good morning! Today I'm going to introduce you to the only peachy blush that looks GOOD on me. The Balm Hot Mama!




NARS'ın 10 saniyede bir satılan Orgasm adlı allığının neredeyse birebir olduğu söylenen bu allık bence Orgasm'dan çok çok farklı. NARS Orgasm'ı kullanmış biri olarak şunu söyleyebilirim ki Hot Mama daha pigmentli ve fırçaya aldığınız ürün ve ışıltı aynen yüze transfer oluyor. Fiyat olarak da epey farklılar. NARS allıklar 80 TL iken The Balm 20 küsür lira ve inanın bana çok daha iyi. Bunun dışında The Balm'a özgü vintage, şirin karton paketler de ürünü çekici kılıyor.

Although it's very similar to NARS's most populer blush; Orgasm, they're not the same and actually pretty different in my opinion. Hot Mama is more pigmented and all the color and glitter it gives directly transfers to the brush and then the skin. The Balm is obviously cheaper and better! I also love the little cute vintage packaging.




Bütün şeftali allıklar beyaz tenimde kahverengi göründüğü için bu allığa ön yargılı yaklaştım ve uzunca bir süre kasadan geri döndüm. En sonunda direnemedim ve şimdi iyi ki almışım diyorum. İlk başta bronzlaşınca kullanırım da o kahverengi görüntüye maruz kalmam diye düşündüm ama şimdi benim için hem bronzer, hem allık, hem de aydınlatıcı görevini gören 3'ü 1 arada harika bir ürün bu! Yüzümdeki duruşunu aşağıdaki fotoğrafta görebilir, bu allığı Gratis'lerden alabilirsiniz. Sevgiler!

I hesitated buying this blush, since my skin never pulls of peachy blushers! Most of them looks brown on my pale skin! I bought this thinking of using it when I have some tan, but I'm using it with a big brush on my very fair complexion and it acts like a bronzer/blush/highlighter on me! I'm glad I got this! xx




Instagram: gorkemkarman
Twitter: urfacemycanvas8
Gmail: yourfaceismycanvas8@gmail.com



20 Mayıs 2013 Pazartesi

The Balm - MARY LOU MANIZER



Merhaba! Bugün, yaklaşık 1 aydır kullandığım ve artık hakkında konuşabileceğim bir ürünü tanıtacağım. Gratis'ten indirimsiz 40 TL'ye aldım ve iyi ki indirimi bekleyip zaman kaybetmeden almışım diyorum. :)

Hello! Today I'll be reviewing The Balm MARY-LOU Manizer highlighting powder. I've been using it for a month and I really really like it.




Göz pınarlarımı, kaş altımı, elmacık kemiklerimin üstü, burun kemiğim ve şakaklarımı bu ürünle aydınlatmaya bayılıyorum. Şampanya rengi ışıltısının da beyaz ve buğday tene çok yakıştığını düşünüyorum.

I use this powder to highlight the inner corners of my eyes, my brow bone, the bridge of my nose and my temples. I really like the champagne color.




İçinde bariz simler yok, sadece ışıltı var. Çok hoş bir aydınlık veriyor. Severek kullandığım bir ürün ve herkese tavsiye ediyorum!

It doesn't have shimmery particles, only some sheen. I really love the brightening effect. I love it and I totally, highly recommend it!


Instagram: gorkemkarman
Twitter: urfacemycanvas8
Gmail: yourfaceismycanvas8@gmail.com



21 Mart 2013 Perşembe

(ÇEKİLDİ!) En Sevdiğim Allıklar + Minik Çekiliş // Favorite Blushers!



Günaydın! Hepimiz için çoook güzel bir gün olsun. Bugünkü yazım için sizlere en sevdiğim 6 allığımı seçtim. Epey zorlandım. Çok sevdiğim MAC Stubborn ve The Balm Down Boy'u dahil etsem mi etmesem mi, bilemedim. En son bunlarda karar kıldım. Evet, bu 6 allık, koleksiyonumdaki en sevdiklerim!

Good morning! I've picked my favorite 6 blushers for this post and it was really hard for me to pick, as I also love MAC Stubborn and The Balm Down Boy and my other blushers, too! Let's see them all! PS: The rest of this post is in Turkish, but you can still see my pictures, which I put so much effort to take! xx




MAC Mineralize Blush Warm Soul

MAC Warm Soul, içinde hiç pembelik olmayan, bol sedefli, şeftali ve bronz karışımı bir allık. Kırmızı ruja en yakıştırdığım allığımı, yazın kullanmayı çok seviyorum.




MAC Mocha Blush

Tamamen mat bir kahve alt tonlu pembe olan bu allığı çok seviyorum. Vişne çürüğü ve koyu pembe rujlarımla kombinliyorum. Annemin bana en çok yakıştırdığı allık da bu. :)




MAC Cremeblend Blush Something Special

MAC'in ten rengime en uygun bulduğum krem allık. Çok şeker bir şeftali tonu, içinde hafif bir mercanlık da var. Dudaklarıma da kullanıyorum.




The Balm Cabana Boy

Tüm koleksiyonumda, en sıradışı renge sahip allığım. Hafif mürdümlük içeren gül kurusu. Hafif ışıltıları da var. Son bir kaç haftadır elim hep buna gidiyor.




Bobbi Brown Pot Rouge Pale Pink

Hem dudaklara, hem de yanaklara uygulanabilen, süper pigmentli, anında canlılık veren muhteşem allık. Çok pratik. Bayılıyorum!




NARS Mata Hari

Şuradaki yazımda da bahsetmiş olduğum, tek bir ürün seçmem gerekse seçeceğim tek allık olan Mata Hari. Dün Palladium Alışveriş Merkezi'nde gezinirken birden ışık yandı. Dedim ki; 'Neden en sevdiğim allığı bir takipçime hediye etmiyorum?' Hemen Sephora'ya gittim ve sonuncuyu ben kaptım. Aranızdan şanslı bir kişi bu allığı kazanacak, ancak diğer takipçilerim de üzülmesinler ve 30 Mart'a kadar sürecek olan şuradaki büyük çekilişime katılsınlar ve bir sonraki hediyelerimi beklesinler. NARS Mata Hari allık için ise belli bir tarih veremiyorum, çünkü bu aralar çok yoğunum. Dolayısıyla kafama göre, ama kısa bir zaman sonra bitireceğim çekilişi ve twitter ve e-mail yoluyla kazananı duyuracağım. Twitter'ım ve mail adresim için blog sayfamın sağ tarafındaki sütuna veya bu yazının altına bakabilirsiniz. Hepinize desteklerinizden dolayı teşekkür ediyorum ve allığı isteyenlerin mail adreslerini alttaki yorum kutusuna yazması gerektiğini ve anonim yorumların kabul olmayacağını hatırlatmak istiyorum. Ne zaman moralim bozulsa, günüm kötü geçse, mail kutumu açıyorum, twitter'ıma bakıyorum. Blog yorumlarını okuyorum. Günüm siz, güzel insanlar sayesinde güzelleşiyor. İyi ki varsınız! 






Instagram: gorkemkarman
Twitter: urfacemycanvas8
Gmail: yourfaceismycanvas8@gmail.com


Yarın / Tomorrow

- Clinique High Impact Extreme Volume Mascara



9 Şubat 2013 Cumartesi

Weekend Face #4 / Haftasonu Makyajı #4



Merhaba! Bugün sizlere haftasonu için uyguladığım makyajı göstereceğim. Bugün hastalığımın 5. günü ve daha yeni yeni kendime geliyorum. Burnumun kenarları silmekten kabuk kabuk, bu kötü görüntüyü ne kremle ne de başka bir şeyle düzeltemedim. Photoshop da kullanmak istemediğim için olduğu gibi bıraktım. Haydi makyaja geçelim.

Hello! Today I'm going to show you my make up for the weekend. I was pretty sick for 5 days so I still have that sick face, sorry for that:( Let's jump in to the make up now!




Cildimi temizleyip nemlendirdikten sonra Bourjois Healthy Mix 51 fondotenimi MAC Strobe Liquid Lotion ile karıştırarak Real Techniques Buffing Brush ile yüzüme uyguladım. NARS Laguna Bronzer'ım ve MAC 187 fırçamla yüzüme biraz renk vererek, kazağımla uyduğunu düşündüğüm The Balm Cabana Boy allığımı MAC 116 fırçamla yanaklarıma uyguladım.

After cleansing and moisturizing my face, I mixed my Bourjois Healthy Mix 51 Foundation with a pump of MAC Strobe Liquid Lotion and applied it on my face, using my Real Techniques Buffing Brush. I gave my face some color with my NARS Laguna Bronzer w/ MAC 187 Brush. On the apples of my cheeks, I went for a color that matches my outfit of the day; Cabana Boy by The Balm. I applied it with my MAC 116 blush brush.






Rimmel London Stay Matte Transparent pudram ve Real Techniques Blush Brush ile T bölgemi sabitledim, matlaştırdım. Gözlere geçersek; Urban Decay Primer Potion ile göz kapaklarım ve alt kirpik diplerimi makyaja hazırladım. Göz kapağımın katlanma yerine (crease) MAC 217 fırçamla, NARS Portobello far ikilisinin koyu rengiyle hafif bir gölge yaptım. Bu işlemle düşük olan göz kapaklarımı biraz da olsa kalkık gösterdim. Alt kirpik diplerime Real Techniques Accent Brush ile mürdüm kahve bir renk olan MAC Twinks'i uyguladım ve gözümün içine ve üst kirpik diplerime YSL Dessin Du Regard siyah göz kalemimi sürdüm. Kirpiklerimi MAC kirpik kıvırıcımla kıvırıp Bourjois Volumizer Mascara'yı üst kirpiklerime, Clinique Bottom Lash Mascara'yı ise alt kirpiklerime uyguladım. Korkunç göz altlarımı Bobbi Brown Creamy Corrector'ın Bisque rengiyle kapattım. Kaşlarımı da MAC Omega far ve Real Techniques Brow Brush ile doldurarak son adıma geçtim.

I powdered my T zone with my Rimmel London Stay Matte Transparent Powder w/ Real Techniques Blush Brush. I primed my eyelids with Urban Decay Primer Potion and defined my crease, creating a shadow with NARS Portobello duo and a MAC 217 brush. This way, I lifted my tired crease line a little. I put MAC Twinks, which is a plummy brown, very close to my lower lashline, using a Real Techniques Accent Brush. I lined my upper lashline and waterline, using my YSL Dessin Du Regard Noir eye pencil. Curled my lashes with MAC curlers and put Bourjois Volumizer on my top and Clinique Bottom Lash Mascara on my bottom lashes. Concealed under my eyes with my magical Bobbi Brown Creamy Corrector in Bisque. Filled in my eyebrows with Real Techniques Brow Brush and MAC Omega eyeshadow.




Ruj olarak ise çok sevdiğim MAC Plumful'u kullandım. Sanırım bu önümüzdeki hafta da kullanacağım bir makyaj olacak çünkü çok beğendim. Siz bu haftasonu neler kullandınız? Neler yaptınız? Sevgiler!

I went for my lovely lipstick by MAC; Plumful. I love this make up look and will be wearing it for the following week, too! What make up did you wear this weekend? Love!






Sıradaki Yazılar / Coming Up 

- Bobbi Brown Creamy Corrector
- Real Techniques Core Collection


Instagram: gorkemkarman
youtube: yourfaceismycanvas88
yourfaceismycanvas8@gmail.com
Vine: GorkemKarman
Twitter: urfacemycanvas8


Bu arada dünkü vlogumu izlemeyen var mı? :)






27 Ocak 2013 Pazar

The Balm Allıklar!



Buz gibi bir Pazartesi'nden herkese merhabalar! Bugün sizlere önyargının çok yanlış bir şey olduğunu, pardon, The Balm allıkların güzelliklerini göstereceğim. Daha önce bir çok drugstore ürünü yüzünden cildim mahvolup da 1 sene boyunca tedavi görmek durumunda da kalınca, drugstore ürünlere güvenim kalmadı. Bana hak verirsiniz eminim. Cildim toparlandığından beri de zaten nadir aldığım drugstore ürünleri tamamen hayatımdan çıkarttım. Bu demek değildir ki pahalı olan her şey iyi, zararsız olacak. Tabii ki değil ancak ben yine de über hassas cildim için büyük ve güvenilir markaları tercih ediyorum. Gerek kalıcılık, gerek kalite konusunda beni asla yanıltmayanlar; MAC, Nars... 

The Balm allıklar gerek paketlerinin şirinliği, gerekse ürünlerinin renkleriyle uzaktan uzaktan bağladı beni. Teşekkürler Göksel! Şarkı için buraya. :) Sevgili İnci'nin hediye ettiği Cabana Boy allık sayesinde The Balm dünyasına ben de giriş yaptım ve geçen hafta İnciciğimle birlikte Gratis'e dalıp Frat Boy ve Down Boy'u da edindim. Bir haftadır diğer allıklara elimi sürmedim ve şimdi sizlere objektif, bireysel görüşlerimi aktarıyorum.




Soldan sağa; mat bebek pembesi Down Boy, altın yansımalı gül kurusu Cabana Boy ve şeftali pembe Frat Boy. Down Boy'u biraz MAC Well Dressed'e benzettim ancak bu daha sıcak ve tamamen mat bir pembe ve Well Dressed'den daha pigmentli. Pembe allık aşığı biri olarak bunu edinmeden yapamadım. Cabana Boy ise sedefli bir gül kurusu renge sahip olarak allık koleksiyonumun en sıradışı parçası oluverdi. Çok çok güzel. Frat Boy ise bloglarda en sık okuduğum ve neymiş bakalım diyerek alıp sepete atıverdiğim bir renk oldu. Bazı bloglarda MAC Melba'ya benzetildiğini okudum ancak alakası yok. Melba tamamen mat ve derin bir şeftaliyken, Frat Boy içinde hafif şeftalilik olan bir pembe. Çok hoş bir renk, gerçekten her tene yakışan cinsten.

Gelelim The Balm allıkların ortak noktalarına. İlk olarak Benefit'i andıran ancak bin kat daha taşınabilir, zarif ve vintage olan karton kutuları. Benefit'ten bir farkı da ayna içermeleri. Bir şeye para verirken sadece rengine, dokusuna değil, paketine de bakıyorum. Eminim siz de aynı şeyi düşünüyorsunuz. The Balm bu konuda gerçekten olayı bitirmiş. Çok çok sevimli! İkinci ve en önemlilerden; süper pigmentasyon. Genelde uygun fiyatlı çoğu üründe bulamadığım ancak The Balm'da cömertce davranılmış pigmentasyon. Azıcık bir miktarı iki yanağa da yetiyor. Kalıcılığı tartışılmaz. Sabah sürüyorum, tazelemeden akşama kadar sabit. Bunun yanında paraben içermiyor ve tozutmuyor. Uygun fiyatı da cabası. Normalde Gratis'lerde 30TL'ye bulabileceğiniz bu allıklar an itibariyle indirimde ve 19TL. 




Yukarıdan aşağı; Frat Boy, Cabana Boy ve Down Boy. Hepsini çok sevdim ancak Down Boy tam bir Görkem rengi. Yeni aldığım Real Techniques Blush Brush ile harikalar yaratıyor. Bu arada NARS Laguna çekilişim hala devam ediyor. Buradan katılabilirsiniz. 500 takipçim olduğunda yapacağıma söz verdiğim bir diğer çekiliş de hazır, bekliyor. Umarım herkes benden bir şeyler kazanabilir çünkü ben bu blogu açtığımdan beri bir sürü güzel anı, dostluk ve bilgi kazandım. Herkese sevgiler ve güzel haftalar diliyorum! :)


Instagram: gorkemkarman
yourfaceismycanvas8@gmail.com


Yarın / Tomorrow

- NARS Sheer Glow Foundation (Mont Blanc)