krem allık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
krem allık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Aralık 2014 Cumartesi

Benefit Majorette Krem Allık



Günaydın! Pazar gününün inceleme yazısı, Benefit'in en yeni allığı, hatta krem allığı Majorette üzerine olacak. Lafı hiç uzatmadan incelememe ambalajdan başlıyorum.

Bu paketlemeyi görünce aklına makaron gelen bir tek ben miyim? (Bu arada görünüşünü beğensem de makaronun tadını hiç sevmem.) Benefit yine ambalaj konusundaki zevkini konuşturmuş.




Kapağı açtığınızda karşınıza çok kullanışlı bir ayna ve allığın tozlanmasını önleme amaçlı plastik bir aparat çıkıyor. Bu arada paketi açtığınızda burnunuza mis gibi bir koku geliyor. Portakal kokusu gibi ama değil. Şeftali? Belki. Bu allık resmen yaz kokuyor. 




7 gramlık Majorette, hafif kubbe şeklinde. Üzerinde de kokusu gibi yazı anımsatan, iç açan bir Güneş figürü var. Rengi ise; mercanımsı şeftali olarak tanımlayabilirim. İçinde hiç ışıltı, sim vesaire de bulunmuyor.




Uygulaması gerçekten çok kolay çünkü dokusu yumuşacık. Fırçaya hiç gerek yok, parmaklarla uygulandığında yanaklara öyle güzel dağılıyor ki, ciltle bütünleşiyor resmen. Aynı zamanda şu ana kadar denediğim en ince yapılı krem allık. Bu yüzden aynı zamanda en doğal duruşlu olan da.

Krem formda olan bu allık kesinlikle yapış yapış değil. Uygulandığında yavaşça pudralaşıyor. Bu yüzden her cilt tipine uygun deniliyor ancak ben tüm bunlara rağmen kendisine pek ısınamadım.




Yukarıda saydığım özelliklerin hepsi iyi, hoş ancak kalıcılığı bence çok başarısız. Fondoten üstüne, altına, bazla, bazsız… Her türlü denedim ama uyguladıktan 1-2 saat sonra yüzümden uçuveriyor, ki yanaklarım yağlı değil. Ayrıca başta kremden pudraya dönüşse de, bir iki saat sonra parlamaya başlıyor.  Yanaklarım yağlı olmamasına rağmen bu ürünü adeta kusuyor. Bence bu da Majorette'in yağlı ciltlere hiç de uygun olmadığını gösteriyor. 

Dudaklara da kullanılabilir dendiği için onu da denedim ancak pudralı yapısı sebebiyle dudaklarımı kuruttu. Kısacası ben kendisini pek sevemedim. Bir de satış fiyatı 125 TL'ymiş. Benefit'in kutu allıklarına değse de Majorette için fazla yüksek bir fiyat olmuş bence. Özetle; firma göndermeseydi almazdım. 

Şimdi sırada Benefit Hervana var. Seneler önce alıp, sebepsiz yere satmıştım. Hem rengi, hem dokusu çok güzeldi. Sanırım tekrar satın alacağım. İşte böyle. Siz bu allığı denediniz mi? Sevgiler! <3


*Ürün Benefit Türkiye tarafından gönderilmiştir. Teşekkürler Benefit!


11 Eylül 2014 Perşembe

Son Zamanların Favorileri #1



Günaydın! Aylık favoriler videolarının bana göre olmadığını, çünkü favorilerimin her ay değişmediğini, bazen bir ürüne aylarca kafayı taktığımı daha önce belirtmiştim. Favorilerimi ilk kez yazı olarak paylaşacakken bunu hatırlatmak istedim. Dolayısıyla aylık periyodlar halinde değil de, elime çok sevdiğim ürünler geçtikçe ya da elimdeki belli ürünleri çok sevdikçe bu tarz yazılar paylaşıyor olacağım. Bu arada bugün okuyacağınız yazıdaki ürünlerin bir kısmı bu yazın favorileri, bir kısmı ise yalnızca 10 gündür benimle. Lafı fazla uzatmadan hemen ten ürünlerinden başlıyorum. 




Minik hatırlatma: Yazı boyunca ismi geçecek ürünlerin bir kısmı firma gönderisidir. Firma gönderisi olan ürünlerin yanında (*) işareti bulunmaktadır.




İlk olarak baz ve fondotenden başlayalım. Yazısını şurada yazdığım Benefit Porefessional (*) gözenek küçültücü bazı çok uzun zamandır kullanıyorum. Benefit, tam boyunu bana hediye etmeden önce kendim satın almıştım. Şu anda içinde 2-3 kullanımlık kaldı ve geçen hafta Sephora'dan yenisini alıp yedekledim bile. Burnumun kenarındaki, yanaklarımın merkezindeki açık gözenekleri küçülten, makyajımın yüzümde kalma süresini uzatan, yüzüme ağırlık yapmayan en sevdiğim baz bu. Sadece son dönemin değil, makyaja başladığım günden bugüne kadarki dilimin favori makyaj bazıdır kendisi.

MAC Face & Body fondoten için söyleyeceklerim ne yazık ki çok kısa olmayacak. Hazırsanız başlıyorum. Öncelikle bu ürün için detaylı bir inceleme videosu çekmek isterken Youtube'a ara verme kararım kötü oldu ancak ha bugün, ha yarın derken en geç önümüzdeki hafta içi detaylı yazısını yazacağımı düşünüyorum. Bu fondoten, üzerine uzun uzun konuşulmayı hakediyor.

Yine de kendi inceleme yazısına söyleyecek bir şeyler kalsın diyerek, birkaç cümleyle özetliyorum. Yapısı incecik, 10 üzerinden 3,5-4 kapatıcılık veriyor diyebilirim. Bitişi mat değil ama çok ıslak da değil. Örtücülüğünü kat kat uygulayarak arttırabiliyorsunuz ancak yine de 10 üzerinden 4'ü geçmiyor. Cildi, MAC'in tüm fondotenlerine allerjik reaksiyon gösteren biri olarak Face & Body'i ayrı bir kefeye koyuyorum. Bende iki rengi var; C1 ve C3. İkisi de sarı alt tonlu. Bronzlaştığım için bu iki rengi karıştırarak kullanmayı tercih ediyorum ancak rengim açılınca cildime uyum sağlayan, pembe alt tonlu N1 rengine döneceğim.

Çilleri, benleri vs kapatmıyor. Zaten kapatmasını da istemiyorum. Makyaj öyle bir şey ki; yaptıkça yüzünde bir şeyler değişiyor. Değişen şeyleri örtmek için daha çok makyaj yapıyorsun. Daha çok makyaj yaptıkça da tenindeki değişimler devam ediyor. Bu böyle bir döngü. Tenini maskelemeyi azalttığında, cildin sanki kendiliğinden temizleniyor. Makyaj yapmadıkça daha az makyaja ihtiyaç duyuyorsun. Sanırım biraz komplike bir şekilde açıkladım ancak tam olarak böyle düşünüyorum ve bu yaz tam da bunu tecrübe ettim. Şu sıralar çekmecemde 3 tane fondotenim var. Hepsini bitirip Face & Body ile yola devam etmek istiyorum. (Kendi dediğine kendi bile inanmadı. NARS Sheer Glow'u çok özledi ve YSL Touche Eclat'dan vazgeçemeyebilir.) Face & Body hakkında son bir cümle daha kurayım. Kendisini düzenli kullandığımdan beri en ince yapılı fondotenler bile ağır geliyor. İşte öyle seviyorum. 

Yaz boyunca kullandığım ve hala kullanmakta olduğum tek fondoten Face & Body'i uyguladığım tek fırça Real Techniques Buffing Brush. Bu yuvarlak uçlu sentetik fırça, genel olarak likit olan her ürünü yaymakta başarılı ancak bana göre fondotenle fırçanın iki insandan farkı yok. İkisinin birbirine uyması, anlaşması lazım. Yapıları tutmayınca olmuyor. Her fondoteni her fırçayla uygulayamıyorsun. Buffing Brush bu fondotenle mükemmel uyum içerisinde. Çok seviyorum. 




Pudralardan devam ediyorum. Yine yazısını şurada yazdığım, MAC Select Sheer Pressed pudramı (NW20 rengi) elimden düşürmüyorum. Makyajımı sabitlemek için kullandığım, beni un kurabiyesine çevirmeyen, yüzümde ağırlık yapmayan bir ürün kendisi. Bu fotoğrafta belli olmamış ancak sağ tarafında kocaman bir delik oluştu, dibini görmenin haklı gururu ve hüznünü bir arada yaşıyorum. 

Son zamanlarda severek kullandığım pudra/allık fırçam da Bobbi Brown Sheer Powder Brush. Onun da yazısını burada yazmıştım. 

Gelelim göz altı sabitlemeye. Önce bir hatırlayalım, kimler geldi, kimler geçti… Rimmel Stay Matte, MAC Prep + Prime transparan pudra, NARS Light Reflecting ışığı yansıtan pudra, Hourglass Dim Light, Hourglass Diffused Light… 

Göz altı morlukları konusunda çok hassasım, biliyorsunuz. Benim morluklarım tamamen kapanmalı, o kapatıcı ben silene kadar yerinden kıpırdamamalı. Aranan kapatıcı çok önceden bulundu (Kendisini az sonra aşağıda göreceksiniz.) ancak pudra konusunda 'işte budur!' diyemedim. En son Hourglass Diffused Light pudraya epey takıldım ancak gün ışığında göz altlarımın Twilight Edward gibi parıldadığını görünce kendisinden soğudum. Ben göz altı kapatıcımın çizgilere dolmasını engelleyecek, ağırlık yapmayacak, göz çevremi daha da kurutmayacak ancak ışıltı da içermeyecek bir ürün arıyorum. Hourglass şu ana kadar kullandıklarım arasında mükemmele en yakın olandı ancak kendisinden soğumamın bir diğer sebebi de çok tozutması oldu. Bence blog dünyasında fazlaca abartılan ürünlerden biri kendisi. Evet, güzel ancak mükemmel değil. Her neyse dönüyorum son zamanlarda göz altımı sabitlemek için kullandığım pudraya. Benefit Porefessional Agent Zero Shine'a. (*)

Bunun da incelemesini şurada yapmıştım. Kendisinin ahım şahım bir pudra olmadığını, bitince bir daha almayacağımı ancak işimi gördüğünü ve pratik olduğunu belirtmiştim. Arınma ve koleksiyon küçültme sebebiyle çoğu ürünü elimden çıkarınca kendisine muhtaç kaldım. İyi ki de öyle oldu çünkü bu sıradan pudra göz altlarımı tam da istediğim gibi sabitliyor. Bu pudrayı uyguladığım tek fırça da Sigma F35 Tapered Highlighter aydınlatıcı fırçası. Onun da incelemesini burada yapmıştım.




Renklerden devam ediyorum. Öncelikle Chanel Les Beiges pudradan bahsetmek istiyorum. Ben bu pudranın 40 numaralı rengini bronzer olarak kullanıyorum. Tamamen mat, yüzde çamur gibi durmayan, mis gibi kokan bir bronzer. Kapağını açar açmaz burnuma gelen kokusu bile kullanmaya yetecek bir sebep ancak daha uygun fiyatlı bir sürü bronzer bulabilirim diye düşünüyorum. Bunu bitirince çekmecemde kullanılmayı bekleyen Bourjois bronzerıma bir şans vereceğim. Olmadı Nars Laguna'ya dönüş yapacağım. Bu arada bronzerım değişse de bronzer uyguladığım tek bir fırçam var. O da daimi favorim MAC 187.

Chanel'in bronz pudrası güzel ama vazgeçilmez değil ancak krem allıkları ba-ğım-lı-lık ya-pı-yor! Her ikisinin de incelemesini ayrı ayrı yaptım ama yine de özetlemek isterim. Yağlı ciltlere bile uygun, yüzde kolayca ve homojen bir şekilde dağılan, mükemmel formülize edilmiş allıklar. Bendeki renkleri; Presage ve Inspiration. (Yazıları burada ve burada.) Teşekkürler Pınar! Sen ve o güzel blogun olmasa bu pırlantaları keşfedemezdik! <3

Yukarıdaki görselde en sağdaki ikili ise Farmasi Tender Blush No:9 (*) ve Elite Models #47 allık fırçası. Söz konusu allık olunca kendime şeftali tonlarını hiç yakıştırmıyorum. Kışın tenim beyazken o şeftaliler bende ya kahverengi ya da turuncumsu duruyor. Bu yüzden hep pembeleri tercih ediyorum ancak biraz bronzlaşınca da gözüm pembeleri görmüyor. İşte tam bu sebepten, yaz ortasında elime geçen Farmasi sepetinde en sevdiğim ürün bu allık oldu. Fiyatına göre pigmentasyonu iyi, çok güzel kokuyor, rengi çok güzel ve yanaklarımda çok kalıcı.

Fırçam ise zarif takipçim Cansu'nun bana yılbaşı hediyesiydi. Cansu İngiltere'de yaşıyor ve bana orada satılan, buradan ulaşmamın imkansız olduğu bir dolu ürün göndermişti. Bu fırça da onlardan biri. Bu fırçanın yanında Real Techniques'ler kese kağıdı gibi kalıyor, ne kadar yumuşak tüyleri olduğunu siz düşünün…




Sıra gözlerde. Bana fenalıklar geçirten Make Up For Ever far bazımı sonunda bitirebildim ve çekmecemin derinliklerinde, arkadaşım Gözde'nin bana aylar önce hediye ettiği Too Faced Shadow Insurance far bazını buldum. Yaklaşık 2 haftadır kullanıyorum. Yapısı incecik, göz kapaklarıma ağırlık yapmıyor, makyajımı yağlı gözlerimde 5-6 saat kadar sabit tutuyor. Biraz garip bir kokusu var ama şu ana kadar kullandığım hiç bir faz bazı çiçek kokmadığı için sorun değil. Keşke Too Faced ülkemizden çekilmeseydi.

Günlük makyajımda kendim oluşturduğum 4'lü MAC far paletimden vazgeçemiyorum. Renkler sırasıyla; Brule, Wedge, Omega ve Handwritten. Brule'yi tüm göz kapağıma uyguluyorum. Damarlı ve yorgun görünümü alıyor, gözlerimi aydınlatıyor. Wedge ile göz kapağımın katlanma yerini belirginleştiriyorum, Omega ile kaşlarımı dolduruyorum. Handwritten'ı ise açılı bir fırçayla alt ve üst kirpik diplerime eyeliner gibi geçiyorum. Gördüğünüz gibi Wedge hariç hepsinin dibini gördüm.

Aldığım günden beri elimden düşürmediğim Lorac Pro paletimi ise akşam çıkarkenki makyajlarımda kullanıyorum. Bu paleti ve ülkemizde olmayan bir çok ürünü instagram.com/kozmetikbutigim ve instagram.com/ludoshemakeup hesaplarından satın alabilirsiniz. Her iki hesaptan da alışveriş yaptım, ürünlerinin orjinal olduğunun garantisini verebilirim.






Hayatımın göz altı kapatıcısı beni bu yaz da yalnız bırakmadı. Tabii ki MAC Pro Longwear. Bende 3 rengi var, ten rengime göre karıştırarak ya da tek başına kullanıyorum. Soldan sağa sırasıyla; NW15, NW20, NW25. İncelemesini çok önceden yapmıştım ama hemen özet geçeyim. Çizgilere dolmayan, tam örtücü, siz silene kadar çıkmayan, göz çevresini birazcık kurutan mükemmel bir kapatıcı.

Yaz aylarında imza makyajım olan siyah göz çerçevesinden uzaklaşıyor, kahverengileri tercih ediyorum. Bu yüzden son birkaç aydır severek kullandığım iki göz kalemim de kahverengi. İlki Max Factor Excess Intensity Brown, diğeri de içerisinde minik ışıltılar olan Rimmel London Scandal Eyes Brown. 




Ne yazık ki son zamanlarda severek kullandığım bir maskara olmadı. Çekmecemde açılmayı bekleyen birkaç maskara var ancak içimden bir ses, yine dönüp dolaşıp Maybelline The Falsies Black Drama'yı 87869. kez satın alacağım diyor.




Maskara konusunda bir favorim olmadı ama alt kirpik maskarası kategorisinde minik bir konuğum var. Kendisini daha önceki videolarımdan hatırlıyorsunuzdur. Kendisinden yaklaşık 5-6 tüp bitirdim. Yalnızca ılık suyla çıkan, siz silene kadar asla akmayani dökülmeyen bir formülü, minicik de bir fırçası var. Tabii ki Clinique Bottom Lash Mascara.

Ben şu ana kadar hep siyah rengini kullanmıştım ancak geçen ay ilk kez kahverengisini satın aldım. Alt kirpiklere maskara uygulamak her ne kadar göz makyajını tamamlayıcı bir adım olsa da bazen bakışları aşağı çekip sizi yorgun gösterebiliyor. Özellikle alt kısma uyguladığınız maskara siyahsa bu daha da belirgin oluyor. Ben de bu durumu biraz daha yumuşatmak ve alt kirpiklerimi belirginleştirirken doğallığı korumak adına bu kez 02 Brown/Black rengini aldım. Şaka şaka, siyahı haftalarca stokta yoktu, ben de mecburen bunu aldım ama iyi ki almışım. Bundan sonra alt kirpikler hep koyu kahve. 








Dudaklarda tek favorim bu çift oldu. Son 2 aydır başka hiç bir ruj sürmüyorum desem yeridir. Arada canım pembeler çekince Pink Plaid ve Faux'a yöneliyorum ama haftanın 5 günü dudaklarımda yukarıda gördüğünüz MAC Boldly Bare & Kinda Sexy ikilisi var.




Son zamanlarda severek kullandığım dört oje; Dior Massai (yazısı burada), hayatımın ojesi Essie Fiji (Senelerdir göz bebeğim olmasına, Instagram'da 5089070 kez paylaşmama rağmen hala blogda yazısının olmadığını şimdi farkettim.), tam bir sonbahar ojesi olan Flormar Supershine 10 ve yazısını şurada yazdığım Chanel Taboo.




Son iki favorim de makyajla alakası olmayan ürünlerden oluşuyor. İlki The Body Shop'un Argan'lı yeni serisinden hem saça, hem de vücuda kullanılabilen katı argan yağı. (*) Saç bakımına karşı ne ilgim ne de bilgim yoktur. Son birkaç aydır saç kremi bile kullanmıyorum. The Body Shop bu ürünü göndermeseydi, son bir kaç senedir methini duyduğum argan yağıyla tanışasım da yoktu. Saçlarımın uçlarındaki balyajlar denizden ve havuzdan daha da açılınca uçların biraz kuruduğunu hissettim. Elime de böyle bir ürün geçmişken banyodan sonra kullanmaya başladım. Parmaklarımla saç uçlarıma dağıttığım, mis gibi kokan bu ürün, kuruyan saç uçlarıma nem veriyor. Bitince üşengeçliğimden büyük ihtimalle satın almam ama şimdilik keyifle kullanıyorum.

Son ürün ise hayat kurtarıcım, Sally Hansen kütikül temizleyici. Bu ürünü tırnak diplerime sürüyorum, 1 dakika bekliyorum. Daha sonra pamuklu çubukla ölü etlerimi temizliyorum. Bu solüsyonun yumuşattığı ölü derileri ister ittirebilir, isterseniz kesebilirsiniz. Evde manikür yapmak şimdilik çok keyifli geliyor. 

İşte benim son zamanlardaki favorilerim bu şekildeydi. Blog hayatımın en uzun yazısı olmakla birlikte çok içime sinen bir paylaşım oldu çünkü severek kullandığım ürünler epey birikmişti. Umarım sıkılmadan sonuna kadar okumuşsunuzdur. Şimdi ben de sizin favorilerinizi duymak için sabırsızlanıyorum. Sevgiler! <3





17 Haziran 2014 Salı

CHANEL Presage || Krem Allık



Haftanın en sevdiğim gününden günaydın! Makyaj detoksumdan haberi olmayan varsa şuradaki yazımı okuyabilirler. Ben yine bu detoks kapsamında, kendime yakıştırmadığım ya da sıkıldığım tüm allıkları elimden çıkarttım ve yerlerini, en sevdiğim renklerde, gerçekten ihtiyaç duyduğum ve sürekli kullanabileceğim ürünlere bıraktım. Chanel'in krem allıkları da benim için tam bu kategoride…




Şık bir keseyle gelmeleri, krem demeye bin şahit gerektiren pudra - saten arası formülleri, kalıcılıkları ve yanaktaki doğal duruşlarıyla kalbimi çalan bu allıklar üzerine tüm düşüncelerimi Inspiration isimli pembe krem allık incelememde, yani şurada sizlerle paylaşmıştım. Bu yüzden bu yazıyı çok uzun tutmayacağım.




Sanırım çekmecelerimi temizlerken biraz fazla 'temizlemişim'. Elimdeki rujlara uyan şeftali tonlarında allığım kalmamış. Bunu farkeder etmez en sevdiğim formülün şeftali/turuncu tonlarından bir tane edinmeliyim diyerek Presage'ı satın aldım.




Bu rengi şeftali olarak adlandırmak yanlış olur. Bence daha çok; içinde pembemsi bir mercanlık (öyle bir şey varsa?!?) bulunan turuncu. Şu ana kadar kullandığım en 'sahici' allık. Sahiciden kastım; fırçaya, parmağa ve yanağa pakette göründüğü rengin tıpatıp aynısını vermesi. Denediğim en pigmentli allık olduğunu da söylemeden edemeyeceğim.




Yarı mat - saten bitişleri ve bazsız bile 6 saat sabit kalmalarıyla beni benden alan bu formülleri yağlı ciltlerin de seveceğinden eminim. Fikrimce herkes kendi tenine ve zevkine uygun bir ton bulup koleksiyonuna katmalı. 




Ben Presage'ı Sevil'den 104 Lira'ya satın aldım ancak Sephora'larda da bulabilirsiniz. Sizin favori krem allığınız hangisi?



17 Mart 2014 Pazartesi

Chanel Inspiration || Krem Allık



Günaydın! Haftanın ilk gününden herkese merhaba! Bugün ilk Chanel allığım, aynı zamanda en sevdiğim krem allığımı tanıyacaksınız. Bu arada bu olup bitenin sorumlusu blogger arkadaşım Pınar'dır. Pınar'ın blogunu hala takip etmiyorsanız çok şey kaçırıyorsunuz. Buraya tıklayarak onun gözünden Inspiration'ı okuyabilirsiniz...




Ürün sade ama şık bir kesede geliyor. Chanel farkını hissetmeye ambalajdan başlıyorsunuz.




Allık gerçekten ufacık. Ürün 2,5 gram. 




Nereden başlasam bilemiyorum. Sanırım renkten girmeliyim konuya. Gerçekten beyaz tenlere çok çok yakışacak mavi alt tonlu uçuk bir pembe. Sim ya da ışıltı barındırmıyor. Formüle gelirsek, mucize gibi bir şey. Islaklık bırakmayan, yapış yapış olmayan ilk krem allığım. Krem demek de tuhaf geliyor esasında çünkü bitişi ne krem, ne de pudra. İkisinin ortasında bir yerde. Kolay uygulanması, pigmentasyonu ve doğal duruşunu krem allıklardan, kalıcılığını ve yüze rahat dağıtılmasını da pudra allıklardan almış. Harika bir harman olmuş.




Parmaklarla ya da fırçayla, farketmiyor. Her şekilde ciltle çok güzel bütünleşiyor ve allık sürmemiş gibi görünen pembe yanaklara kavuşuyorsunuz. 




Yanağımdaki duruşu bu şekilde. Fotoğraftaki görüntüyü elde etmek için normalde uyguladığımdan biraz daha fazla sürdüm. Buna rağmen çok naturel bir bitiş elde ettim. Yağlı ciltlerin de çok seveceği bu allığı Sephora'da ve Sevil'de bulabilirsiniz. Bu arada anlamadığım bir şekilde fiyatı sürekli değişiyor ve mağazalarda farklılık gösteriyor. Ben 10 gün kadar önce 109 Lira'ya Sephora'dan satın aldım. Sevgiler!

*Aslında ürün limited edition (sınırlı sayıda) görünüyor ancak ben hangi Sephora'ya baksam stokta görüyorum.


Twitter: urfacemycanvas8



29 Kasım 2013 Cuma

Bourjois Cream Blush - 03 || Krem Allık İncelemesi



Günaydın! Günün yazısı, yine bir Boots çıkartması sonucu benim olan ve çok beğendiğim bir ürün üzerine olacak. Bourjois krem allıkların 03 - Rose Tender numarasını elimin üzerinde bile denemeden alıp sepete attım, çünkü yapıları yabancı bloggerlar tarafından epey övülüyordu ve pembe allıklara olan zaafımı da duymayan kalmamıştı. 




Ambalaj sevimli ve kullanışlı. Ürün 2,5 gram ve krem formüllü olmasına rağmen pudra şeklinde kuruduğunu iddia ediyor. Bana sorarsanız bu tam olarak doğru değil. Tarif edemediğim bir bitişe sahip ancak kesinlikle pudralaşmıyor. Diğer krem allıklarıma göre çok daha ince bir yapısı, aynı zamanda daha kuvvetli bir pigmentasyonu var. Dağıtıldığında ise tenle bütünleşiyor. Gerçekten doğal duruyor ve yapış yapış bir his bırakmıyor.






İçinde belli belirsiz ışıltılar mevcut ve bunlar kesinlikle sim değil.




Rengi ise uçuk gül rengi olarak tanımlayabilirim. Her cilt tipine ve tonuna uyacağını düşündüğüm bu ürünün aynısından kazanmak isteyenler BURAYA tıklayarak hala devam eden çekilişime katılabilirler! Sevgiler!




Instagram: gorkemkarman
Twitter: urfacemycanvas8
Gmail: yourfaceismycanvas8@gmail.com
Youtube: yourfaceismycanvas88



13 Eylül 2013 Cuma

Illamasqua Cream Blusher - SEDUCE || Krem Allık



Günaydın! Sevgili Esin (http://a-needle-in-a-hay-stack.blogspot.com) bana geçen hafta gönderdiği paketle beni havalara uçurdu. İlk Illamasqua allığım Brazen'ı nasıl çılgınlarca sevdiğimi şuradaki yazımda söylemiştim, ancak Seduce'un da ondan geri kalır yanı yok. Yine Illamasqua, yine krem allık. Tam da benim rengim.

Good morning! A blogger friend of mine; Esin (http://a-needle-in-a-hay-stack.blogspot.com) made me the happiest girl on earth with the package that she posted me last week. The package also included an Illamasqua blush. I've already told you about my first love; Illamasqua Brazen right here, and now I can see another addiction coming...




Renk gerçekten büyüleyici. İçinde herşeyden biraz var; vişne, mürdüm, pembe. Basit bir dille söylemek gerekirse, çok güçlü ve kırmızı alt tonlu bir pembe. Yapısı aşırı kremsi. Bobbi Brown ve MAC'in krem allıklarına göre daha kaygan, fırçaya bile ihtiyaç duymadan uygulanabiliyor. Dudaklarda da ekstra güzel duruyor. Fazlaca pigmentli. Serçe parmağımı dokundurduğumda gelen ürün 2 yanağıma da yetiyor.

The color is fantastic. It has a bit of everything in it; berry, plum, pink. If I had to describe it in a simple way; a bright pink with red under tones. The formula is so creamy. Easier in application than MAC and Bobbi Brown's pot rouges. You don't even need a brush to apply this. It goes naturally so smooth. Warning: It is SO SUPER pigmented! You only need a tiny amount for both of your cheeks.






Kalıcılık konusunda da beni büyüleyen Illamasqua'nın bu allığı tenimde rahat 5 saat hiç yok olmadan duruyor. Bu, bir krem allığa göre çok iyi bir süre. Gerçekten benim olduğu için çok mutluyum ve Esin'e tekrardan teşekkür ediyorum! <3

Lasting power is impressive. It stays a good 5 hours on my face, without a primer. I'm so happy to have this and once again, thank you Esin! <3


Instagram: gorkemkarman
Twitter: urfacemycanvas8
Gmail: yourfaceismycanvas8@gmail.com



3 Ağustos 2013 Cumartesi

MAC Cremeblend in LADYBLUSH || Krem Allık



Merhaba, merhaba, merhaba! Bugün sizlere, yine kefil olduğum bir ürünü tanıtıyorum. Blogumu ve videolarımı takip edenler allık takıntımı biliyorlardır. Yeryüzündeki tüm allıkları alsam da doyamam. MAC Ladyblush ise İtalya'da okuduğum dönemde aldığım, ancak sıkılıp arkadaşıma verdiğim bir allıktı. 

Hello, hello, hello there! Today I'll be reviewing a product that I swear by; MAC Cremeblend in Ladyblush. If you're an instant follower of my blog and Instagram, you already know that I'm a blush addict! I've purchased Ladyblush before, when I was living in Rome. It was the old formula; BLUSHCREME, which was way oilier and thinner. I didn't like the finish and gave it away to a friend.




MAC'in krem allıkları yenilendiğinden beri, bitişleri Blushcreme'den Cremeblend'e dönüştü. Bu da hem dudakta, hem de yanakta kullanılabilecekleri ve yapılarının eskiye göre daha koyu ve doğal olması anlamına geldi. Eski formüllerdeki yapış yapışlık yok ve yağlı ciltliler de rahat rahat kullanabilir. 

The Blushcreme formula has changed into Cremeblend, since MAC has reformulated their cream blushers. Cremeblend blushers can be used both on the lips and the cheeks. The finish is not very oily, so people with oily and combination skin can use them as well.




MAC'in websitesinde her ne kadar 'sıcak nötr mercan' olarak tanımlansa da içindeki mercanlığı göremedim. Bence içinde kahvelik bulunduran çok soluk bir renk. İçinde hafif pembelik de var, şeftalilik de. Pakete bakınca kahveliği göze çok yoğun geliyor, bu da benim gibi beyaz tenlileri korkutabiliyor, ancak parmaklarla ısıtıldığında gerçek rengini veriyor. 

Although MAC describes it as 'warm neutral coral', I don't see any coral in it. It look super brown in the pan. Well, it has some brown really. I would describe it as a super pale and neutral tone with brown under tones. Still, it has got some pink and peach. This is the hardest product for me to describe, like ever!






Bu allığı uygulamak için en sevdiğim fırçam Real Techniques Stippling Brush. MAC 130 ve 188 de harika iş görüyor. Bu rengi beğenmeyenler için yine MAC'in krem allıklarından Something Special'ı önerebilirim. Herkese yakışacaktır. Yazısı burada.

My favorite brush to apply this blush with is Real Techniques Stippling Brush. MAC 130 and 188 would do fine, too. If you don't like this shade, you can also check my review about another cream blush by MAC; Something Special, by clicking here.




Ben bu allığı gerçekten çok ama çok seviyorum. İyi tekrar almışım diyorum. Sizin favori krem allıklarınız hangileri?

 I really like this blush, I'm glad I repurchased it! What are your favorite cream blushers? x


Instagram: gorkemkarman
Twitter: urfacemycanvas8
Gmail: yourfaceismycanvas8@gmail.com





12 Temmuz 2013 Cuma

ILLAMASQUA Cream Blush in Brazen || Krem Allık





Yeniden merhaba! Sevgili Alara'nın sayesinde, meşhur Illamasqua ile tanıştım! Hayatımda kullandığım en pigmentli allık olan Brazen ile karşınızdayım! 

Hello again! Today I'll be reviewing the most pigmented cream blush ever! Illamasqua Brazen!




Ürün hakkında söyleyeceğim çok fazla bir şey yok aslında. Keşke ülkemizde olsa, herkes faydalanabilse! Bu kadar pigmentli olması inanılmaz. Serçe parmağımı dokunduruyorum ve elime gelen ürün iki yanağıma fazla geliyor! 

There's not much to say about this product. I wish it was reachable in my country and everyone could taste this incredible pigmentation! I barely touch my little finger on the pan and whatever comes is WAY TOO MUCH for both of my cheeks!






Sizin en pigmentli allığınız hangisi?

What's your most pigmented blush? x


Instagram: gorkemkarman
Twitter: urfacemycanvas8
Youtube: yourfaceismycanvas88
Gmail: yourfaceismycanvas8@gmail.com